• Home

DOĞABEL

Ulusal Doğa ve Kültür Belgeselleri Derneği

Feeds:
Posts
Comments
« Kutsal Dağ
Gizli Yerin Tanıkları »

Sessiz Güzellik

December 5, 2009 by dogabel

Sultansazlığı                                                 M. Yılmaz, K. Karabulut, O. Ceylan

Sultansazlığı Koruma Alanı, İç Anadolu Bölgesinde yer alan Kayseri iline bağlı Develi ve Yeşilhisar İlçelerinin sınırları içerisinde kalmaktadır. Dört tarafı dağlarla çevrili Develi kapalı havzasının en alçak kesimlerinde yer alan Sultansazlığı’nı 38 12 14 -  38 25 49 Kuzey enlemleri ile 35 09 20 – 35 22 20  Doğu boylamları arasında yer almaktadır.

map of Turkey 

Sultansazlığı Koruma Alanının  Türkiye’deki Konumu

Sultansazlığı’nın içerisinde yer aldığı arazinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1074 m. olup ortalama eğimi de %2’dir. Sultansazlığı Koruma Alanı’nın kuzeyinde Erciyes Dağı (3916 m.) , doğusunda Develi Dağı (2074 m.), güneyinde Aladağlar (3373 m.) ve batısında ise Karadağ ve Hodul Dağı (1937 m.) bulunmaktadır. Develi – Yahyalı – Yeşilhisar İlçelerinin oluşturduğu üçgen içerisinde yer alan Sultansazlığı, Develi ilçesine 35 Km., Yahyalı İlçesine 24 Km., Yeşilhisar İlçesine 18 Km.  uzaklıkta olup Kayseri İlinin 90 Km. Güneyindedir.

Map of Sultan S

Sultansazlığı, çevresinde yer alan önemli yerleşim alanlarından Niğde İline 60 Km, Nevşehir İline 80 Km, Adana’ya 255 Km., İstanbul’a 770 Km ve Ankara İline 316 Km mesafede olup asfalt karayolu ile kolayca ulaşılabilmektedir. Kayseri, ülkemizin demir yolu ağının önemli bir kavşağını oluşturması nedeniyle Sultansazlığı’na Kayseri bağlantılı olarak İstanbul, Ankara, Mersin, Adana, Niğde ile Doğu ve Güneydoğu’daki birçok ilden demiryolu ile ulaşmak mümkündür. Ayrıca, Sultansazlığı’na, İstanbul – Kayseri tarifeli uçak seferleriyle de ulaşmak mümkündür.

 Alanın Önemi ve Koruma Statüleri

Adını ve ününü Osmanlı İmparatorluğu Dönemindeki Sultanların avlak yeri olmasından alan Sultansazlığı, jeolojik devirlerde volkanik bir dağ olan Erciyes Dağı’nın yükselişiyle birlikte oluşan Develi-Yahyalı-Yeşilhisar İlçeleri arasında kalan 319.000 Ha.’lık kapalı su toplama havzasının ortasında bulunmaktadır.

Sultansazlığı, step ekosistemi içerisinde eşine az rastlanan tatlı ve tuzlu su ekosistemini bir arada bulundurması, İç Anadolu step ekosistemi içerisinde sahip olduğu zengin biyolojik çeşitliliği ve Afrika ile Avrupa arasındaki göçmen kuşların kullandığı iki ana kuş göç yolunun bu alanda kesişmesi  nedeniyle ülkemizdeki en önemli sulak alanlardan birisidir(Harita-4). Sultansazlığındaki sulak alan ekosistemi 1940’lı yıllara kadar her hangi bir insan müdahalesi bulunmadığı için sağlıklı bir şekilde çalışmaya devam etmiştir.  3200 Ha.’lık güneydeki Güney Sazlık alanı ve tatlı su göllerini Yahyalı ve Dündarlı Dereleri beslemekte, Güney Sazlığı maksimum doygunluğa ulaştıktan sonra sular süzülerek Örtülü akara oradan da kındıra ve çayırlarla kaplı yırtnak mevkiinden yayılarak güney sazlıklarına göre daha düşük kota sahip olan tuzlu ekosistemi oluşturan ve maksimum 1,50 m. yüksekliğinde suya sahip olan Yay Gölüne ulaşmakta idi. Kuzeyde ise Soysallı ve Çayırözü Pınarları ile Erciyes Dağından gelen yüzeysel ve yüzey altı akış suları önce Kepir (Kuzey) Sazlıklarını doldurmakta oradan da yayılarak Yay Gölüne ulaşmakta idi.

Doğanın kendi kendine kurduğu ve hassas dengelere dayalı olan ve kusursuz işleyen Sultansazlığı’ndaki su döngüsüne ilk müdahale, 1940’lı yıllarda Kepir Sazlıklarının bir bölümünü sıtmayla mücadele kampanyasında kurutulup, 1950’li yıllarda da toprak reformu kapsamında yöre halkına tarım arazisi olarak dağıtılması ile başlamıştır.

 SS Havadan©  Uygar Özesmi

Bataklık ve Sulak Alan ekosisteminin öneminin çok iyi bilinmediği 1960’lı yıllarda görevleri arasında tarımsal gelişimi sağlamak ve bataklıkları kurutmak olan DSİ tarafından hazırlanan “ Develi Merhale Projesi “ ile havzanın tamamen kurutularak tarım alanına dönüştürülmesi hedeflenmiştir.  DSİ’nin bu projesi kapsamında havzada 1988 yılında yapmış olduğu Kovalı ve Ağacaşar Barajları ile Sultansazlığını güneyden besleyen iki ana derenin suları öncelikli olarak tarımsal sulama amacı ile barajlarda toplanmaya başlamıştır. Ayrıca bu proje kapsamında DSİ tarafından Sultansazlığı’nın dört bir tarafına drenaj ve boşaltım kanalları açılmıştır. DSİ’nin bu proje uygulamaya geçirmesi ile birlikte Sultansazlığı’ndaki Sulak Alan Ekosistemi onarılması güç büyük tahribata uğramıştır.

Sultansazlığı’nın sahip olduğu ekosistemin ve doğal kaynakların önemi ilk olarak 1968 yılında Orman Mühendisi İsmet ÖZER tarafından tespit edilmiştir. İsmet ÖZER ve Orman Bakanlığı Milli Parklar Teşkilatından Nihat TURAN ile Doğal Hayatı Koruma Derneği kurucusu Tansu GÜRPINAR’ın girişimleri sonucunda Sultansazlığı Orman Bakanlığı tarafından yasal koruma altına alınmıştır. Sultansazlığı 1971 yılından bu zamana kadar çeşitli yasa, yönetmelik ve uluslar arası sözleşmeler kapsamında koruma altına alınmıştır. İlk olarak proje sahasını da içerisine kapsayan 45.000 Ha.’lık alan, 1971 yılında, 6831 Sayılı Orman Kanununun 25nci maddesi gereği, Orman Bakanlığı tarafından Sultansazlığı Yaban Hayatı Koruma Sahası olarak ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin imzalamış olduğu uluslar arası BERN Sözleşmesi (Avrupanın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarının Korunması )   kapsamında Sultansazlığı Yaban Hayatı Koruma Sahası 1984 yılında, Bakanlar Kurulunun 20 Şubat 1984 gün ve 18318 Sayılı resmi gazetede yayınlanan kararı ile Doğal Yaşamın Ortamı olarak belirlenmiştir.

marsh©  Kuddusi Karabulut

Tüm sulak alanlarda olduğu gibi Sultansazlığı’na yönelik baskı ve tehditlerin artması, 6831 Sayılı Orman Kanununa göre ilan edilen Yaban Hayatı Koruma Sahasının orman rejimi dışında olması hususları dikkate alınarak 1983 yılında yürürlüğe giren 2873 Sayılı Milli Parklar Kanununun 3ncü maddesi çerçevesinde, bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir, tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemlerin ve türlerin mutlak korunması gerekliliğine inanılan 17.200 Ha.’lık alan, mevcut yasalar içerisinde en katı koruma statüsü olan Tabiatı Koruma Alanı olarak ilan edilmiştir.

Ülkemizde daha sonra kültürel, tarihi ve doğal değerleri korumak amacıyla yürürlüğe giren 2873 Sayılı Milli Parklar Kanununa göre daha katı ve ağır yaptırımlara sahip olan 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında, 17.200 Ha.’lık Tabiatı Koruma Alanı’nın sınırları baz alınarak 1993 yılında Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 26.06.1993 tarih ve 1493 Sayılı Kararı gereği Sultansazlığı I. Derece Doğal Sit Alanı olarak ilan edilmiştir.

 saz kesimi©  Serkan Yılmaz

©  Kuddusi Karabulut

hand madeSultansazlığı ulusal olduğu kadar uluslararası anlamda da önemli bir Sulak Alandır. Bir Sulak Alanın RAMSAR Sözleşmesine göre uluslar arası anlamda önemli olduğunun kabul edilebilmesi için Uluslar arası Öneme Sahip Sulak Alanları Belirlemede kullanılan 4 ana kriterden en az birine sahip olması gerekirken Sultansazlığı’nın bu 4 ana kriterden (1- Temsilci veya Nadir Sulak Alanlar İçin Kriterler, 2 – Bitki ve Hayvan Temelinde Getirilen Genel Kriterler, 3 – Su Kuşları Temelinde Getirilen Özel Kriterler, 4 – Balıklar Temelinde Getirilen Özel Kriterler)  3 tanesinin özelliklerine sahip olduğu görülmektedir. Bu özellikler;

  • Step ekosistemi içerisinde tatlı ve tuzlu su ekosistemini bir arada sahip olması nedeniyle Temsilci veya Nadir Sulak Alanlar İçin belirtilen kriterlere,
  • Kayda değer miktarda nadir, nesli tehlikeye düşebilir veya tehlike altındaki bitki ve hayvan türlerine barındırması; sahip olduğu flora ve fauna özellikleri ile step ekosistemi içerisindeki bu sulak alanın ekolojik ve genetik çeşitliliğini sürdürübilecek değere sahip olması; endemik bitki ve hayvan türlerini barındırması nedeniyle Bitki ve Hayvanlar Temelinde Getirilen Genel Kriterlere,
  • 20.000 ‘nin üzerinde su kuşunu düzenli olarak barındırması ve populasyonları hakkında veri edinmenin mümkün olması nedenyle de Su Kuşları Temelinde Getirilen Özel Kriterlere uyması nedeniyle Sultansazlığı  RAMSAR Sözleşmesi kapsamında Uluslar arası Öneme Sahip Bir Sulak Alandır.

Yay LakeYay Gölü ©  Uygar Özesmi

Sultansazlığı’nın tatlı ve tuzlu su ekosistemini bir arada barındıran ve nadir bir sulak alan olması, Avrupa Konseyi tarafından nesli tehlike altında olduğu belirlenen Phalacrocorax pygmeus ve Oxyura leucocephala türleri ile global tehdit altında olan Oxyura leucocephala ve Otis tarda türlerinin bu sahada üremesi, aynı zamanda Phoenicopterus ruber, Platalea leucorodia, Grus grus, Larus genei ve Glareola pratincola gibi türlerin bu alanda yuvalarının bulunması, kış döneminde Phoenicopterus ruber, Aythya ferine, Aythya fuligula, Aythaya nyroca ve Netta rufina türleri başta olamak üzere 130.000 civarında su kuşunun bu alanda bulunması ve toplam olarak da 251 kuş türüne sahip olması nedeniyle  1994 yılında 38 20’’ N ve  35 15’’ E koordinatları arasında kalan 17.200 Ha.’lık alan RAMSAR Alanı olarak ilan edilmiştir.

Yine DHKD (Doğal Hayatı Koruma Derneği)’nın 1990 yılında başlatmış olduğu “ Türkiyenin Önemli Kuş Alanları Projesi “ kapsamında 38 20’ N ve 35 16’ E koordinatları arasında kalan, Sultansazlığı’nıda içerisine alan 39.000 Ha.’lık saha 52 ÖKA numarası ile Önemli Kuş Alanı olarak belirlenmiştir.

Sultansazlığını’da içerisine alan bu sahanın ÖKA olarak belirlenmesindeki gerekçeler ise;

  • Step ekosistemi içerisinde tatlı ve tuzlu su göllerine sahip olması,
  • Nesli dünya ölçeğinde tehlike altındaki türleri barındırması (Aı ),
  • Biyocoğragifik su kuşu populasyonunun %1’den fazla olması (A4i),
  • 20.000’nin üzerinde su kuşunun bulunması (A4iii),
  • Su kuşu göç yolu üzerinde bulunması ve bağımsız populasyonunun %1’den fazla olması (Bıi),
  • Avrupa Ölçeğinde Korunmada Öncelikli Türlerin bulunması (SPEC) Kategori 1, 2, 3 ,

Proje alanı olarak kabul edilen ve sınırları 1988 yılında belirlenmiş olan Sultansazlığı Tabiatı Koruma Alanı’nın sınırlarının revizyonuna ihtiyaç duyulmuştur. Çünkü Tabiatı Koruma Alanı’nın sınırlarının izafi olması, belirli koordinatlara sahip olmaması ve alanın düz oluşu nedeniyle keskin hatlara sahip olmaması hem korunan alan görevlileri açısından hem de çevresinde yaşan topluluklar için hukuksal sorunların yaşanmasına neden olmaktadır. Tabiatı Koruma Alanı’nın sınırları geçirilirken sulak alan olması sebebiyle minimum ve maksimum su kot seviyeleri dikkate alınmasına rağmen, 1988 yılında geçirilen sınırların maksimum su kot seviyesi olan 1074 m.’nin altına düştüğü tespit edilmiştir. 2003 yılı içerisinde Orman Bakanlığı Milli Parklar Daire Başkanlığı ekibiyle birlikte Sultansazlığı Proje ekibi Tabiatı Koruma Alanı’nın sınırlarını maksimum su kot seviyesi olan 1074 m. den geçecek şekilde ve sınır köşe noktalarını koordinatları belirli röper noktalara taşıyarak toplam alanı 24.580 Ha. kapsayacak şekilde sınır revizyonu yapılmıştır.

Revize edilmiş Tabiatı Koruma Alanı sınırları dikkate alınarak Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun  25.09.2003 gün ve 3409 sayılı kararı ile Tabiatı Koruma Alanı sınırları içerisinde kalan Çayırözü, Soysallı ve Ovaçiftlik Köyü yerleşim alanları 3ncü Derece Doğal Sit Alanına, geri kalan bölümü de  aynen I. Derece Doğal Sit Alanı olarak ilan edilmiştir.

ALANIN EKOLOJİK, SOSYAL VE KÜLTÜREL ÖZELLİKLERİ                         

1. Ekolojik Özellikleri                                                                                                                    

Sultansazlığı, İç Anadolu step ekosistemi içerisinde kapalı bir havzada yer alan hem ulusal hem de uluslar arası öneme sahip bir Sulak Alan’dır. Sultansazlığı’ndaki sulak alan ekosisteminin nadir olarak bir arada bulunan tatlı ve tuzlu su ekosistemini bünyesinde barındırması ise bu alanın ekolojik önemini daha da artırmaktadır. Tatlı ve tuzlu su ekosisteminin etrafında ise tuzcul çayır ve meralar hakimdir.

Birden fazla ekosistemin bir arada bulunması ise bu alandaki biyolojik çeşitliliğin zenginleşmesindeki en önemli faktörlerden birisini oluşturmaktadır. Bu biyolojik çeşitlilik içerisindeki alanın vejetasyon yapısına ve flora (bitki) çeşitliliğine bakacak olursak; tatlı ve yarı tuzlu sulu ortamlarda Sucul Vejetasyonun, suların çekilmiş olduğu tuzcul alanlar ile topraktaki tuz oranının azaldığı alanlarda ise Karasal Vejetasyonunun hakim olduğu görülmektedir (Aksoy A.,2003).

Biyolojik çeşitlilik içerisindeki bitki türü çeşitliliği ise, “Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetimi Projesinin “ başladığı 2000 yılına kadarki yapılan çalışma ve araştırmalar sonucunda 367 doğa bitki türünün olduğu ve bunlarında 37’sinin olduğu belirtilmektedir. Fakat proje kapsamında 2002 – 2004Mars 2 yılları arasında yapılan flora çalışmaları sonucunda alandaki doğal bitki türünün 428 olduğu ve bunlarından 48 tanesinin endemik olduğu tespit edilmiştir (Aksoy A., 2004). Tespit edilen 48 endemik tür (Ek Tablo-2) içerisinde yer alan Puccinellia bulbosa (Grossh.) subsp. Caesaria Kit Tan türünün ise  dünyadaki tek yayılış alanının Sultansazlığı olması bu alanın önemini daha da artırmaktadır. Sultansazlığı’nın farklı ekosistem ve habitatları bir arada sahip olması, birçok fauna türüne üreme, konaklama ve beslenme imkanı sunmaktadır. Bunun sonucu olarak da Sultansazlığı fauna türleri [Fitoplankton, Zooplankton, Omurgasızlar (Sucul Omurgasızlar, Karasal Omurgasızlar), Omurgalılar (Balıklar, İki Yaşamlılar, Sürüngenler, Memeliler ve Kuşlar )] açısından da oldukça zengindir (Turan L,2004 ).

Fakat bu fauna zenginliği içerisinde Kuş türlerinin Sultansazlığı için ayrı bir önemi bulunmaktadır. Çünkü Sultansazlığı, her yıl Afrika-Avrupa-Asya arasında göç eden göçmen kuşlar tarafından kullanılan ve ülkemizden geçen iki önemli ana kuş göç yolunun kesişim noktasında bulunmasının yanında sahip olduğu ekosistem çeşitliliği ile kuşlar için farklı kuluçka , beslenme, üreme, konaklama ve sığınma yeri sağlaması sebebiyle fauna içerisinde en zengin tür çeşitliliğine sahip kuşlardır. Ayrıca, Sultansazlığı’nın içerisinde yer aldığı Develi Havzasının denizden yüksekliğinin 1071 – 1076 m. arasında değişmesi sebebiyle yayılış alanı Sultansazlığı’na göre daha kuzey enlemlerde olan kuş türleri Sultansazlığı’nı kuluçka amacıyla kullanmaktadırlar. Sultansazlığı’ndaki ekosistem özelliklerinin ideale yakın olduğu dönemlerde, Sultansazlığı ve çevresinde 600.000 su kuşunu görmek mümkündür. Bu da Sultansazlığı’nın A Sınıfı Sulak Alanı özelliği taşıdığının bir göstergesidir (ÖZESMİ,1989 ). Sultansazlığı’nda bu zamana kadar yapılan kuş sayım sonuçlarına göre maksimum 301 kuş türü sayılmıştır. Sultansazlığı’ndaki, kuş türü ve sayısı özellikle sulak alan ekosistemindeki su seviyesinin değişimine ve aylara bağlı olarak büyük değişiklik göstermektedir. GEF-II Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetimi Projesi kapsamında alanda fauna üzerine çalışan L. TURAN ve ekibi tarafından 2002-2004 yılları içerisinde 247 kuş türü tespit edilmiştir (TURAN, 2004 ). Sultansazlığı’ndaki kuşları bulundukları döneme göre Yerli, Yaz Göçmeni, Kış Göçmeni, Geçit ve Düzensiz olmak üzere 5 ana grup altında toplamak mümkündür.

2. Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Özellikleri

Sultansazlığı Koruma Alanı idari olarak Kayseri İline bağlı Develi ve Yeşilhisar İlçe sınırları içerisinde kalmaktadır.Koruma Alanı çevresinde Develi İlçesine bağlı Sindelhöyük Kasabası ile Yenihayat Köyü,  Yeşilhisar İlçesine bağlı İlçe Merkezi, Yeşilova Köyü ve Musahacılı Köyü ile Yahyalı İlçesine bağlı Senirköy yerleşim alanları bulunmaktadır. Koruma Alanı sınırları içerisinde ise Develi İlçesine bağlı Çayırözü ve Soysallı Köyü ile Sindelhöyük Kasabasının 4 mezrası (Devesazı Damları, Çarıklı Sazdamları, Yağızlı Sazdamları, Karapınar Damları) ve Yeşilhisar İlçesine bağlı Ovaçiftlik Köyü yerleşim alanları bulunmaktadır.

İnsanın doğal çevresine uyarlanım sürecinde oluşturduğu yaşama biçimi olarak kültür, Sultan Sazlığı’nda da kendine özgü bir şekil almıştır. Bu yaşam biçiminde doğal çevre ve kültür arasında karşılıklı ilişki söz konusudur. Kültüre ya da başka bir ifadeyle bu karşılıklı ilişkiye geçmeden önce kabaca bölgenin, dinsel ve etnik yapı açısından homojen bir özellik gösterdiği söylenebilir. Bölge halkı Sünni inanışına sahip Müslüman Türklerden oluşmaktadır. Bu yerleşim birimleri içerisinde sadece Yeşilhisar İlçesine bağlı Musahacılı Köyü’nün kültürel yapısı farklıdır. Bu yerleşim birimindeki halk Yörük kökenli olup 1940’lı yıllarda yerleşik yaşama başlamışlardır.

Önceleri bölge insanının sazlık alanla ilişkisi temel bazı ihtiyaçların karşılanması şeklinde olmuştur. Bunlardan beslenme ihtiyacı birinci sırada yer alır. Sazlık alandan hem tarım arazisi olarak hem de hayvan otlatmak için yararlanılmıştır.  Bölgenin geleneksel ekonomisi tarım ve otlatmaya dayalı hayvancılıktan oluşmaktadır. Geleneksel hayvancılıkta görülen manda besleme artık kalmamış, sığır yetiştiriciliği de iyi cins sığır besiciliği ile yer değiştirmektedir. Geleneksel hayvancılıkta hayvan yemi olarak saz bitkisinden elde edilen ‘yapıldak’ ve çayırın önemi büyüktür.

İnsanın diğer önemli temel ihtiyacı da barınmadır. Ev yapımı için hem çorak toprak, hem de çatıda saz kullanılmıştır. Ev içinde kullanmak üzere ise; yaygı olarak hasır, yastık, kap-kacak ve zahire seleleri gene sazlıktan elde edilen bitkilerle yapılmıştır. Saz bitkisi ayrıca avlu çiti, koruluk olarak da kullanılır.

İnsanın kültürel evrimi ile günümüzde ulaştığı bilim ve teknoloji çağında, Sultan Sazlığı’ndaki yaşamın da hızlı bir değişim içinde olduğu görülür. Değişen yaşam biçiminde yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmıştır. Bu defa yukarıdaki uygulamaların kimisi terk edilirken Sultan saz kesimi ile doğrudan para kazanma gibi yeni uygulamalar yaşama geçmiştir. Ancak bundan sonra Sultan Sazlığı’nda bölge halkının doğrudan olumsuz etkisinin yoğun olarak hissedildiği bir baskı ortaya çıkmıştır. Sultan Sazlığı’nı çevreleyen yerleşimlerde geçim kaynaklarının çeşitliliğine bağlı olarak bu baskının yoğunluğu değişebilmektedir. Tabii ki sorunu sadece bölge insanının yerel koşulları çevresinde değerlendirmek de doğru bir yaklaşım olmayacaktır.

Sultansazlığı Koruma Alanı etrafında ve çevresinde yer alan yerleşim birimlerindeki ekonomik faaliyetler genel olarak hayvancılık, tarım ve saz kesimi ağırlıklı olmak üzere küçük düzeyde de turizm ve el sanatlarından ibarettir. Bu yerleşim birimlerinde sanayi ağırlıklı ekonomik faaliyetler çok kısıtlıdır.

Yukarıda belirtilen yöre halkının ekonomik faaliyetleri kırsal kesimlerin tipik sosyo-ekonomik yapısına ve yaşam biçimine uygun olarak adeta birbiriyle iç içe geçmiş durumda ve bir birlerini tamamlar niteliktedir.

SS Graphic

Alanın genelinde genç nüfus hakimdir. Buna bağlı olarak da alan çevresindeki yerleşim alanlarındaki okur-yazarlık oranı da %85’lik bir değere sahiptir.

 

M. Yılmaz, K. Karabulut, O. Ceylan

Kayseri İl Çevre ve Orman Müdürlüğü

 

Sultansazlığı Hakkında Kısa Bilgiler

Yüzölçümü: 44.674 ha      Yükseklik: 1070 – 1260 m

Boylam: 35,26ºD                 Enlem: 38,34ºK

İl: Kayseri                              İlçeler: Develi, Yeşilhisar, Yahyalı

Koruma Statüsü: Milli Park, Doğal Sit Alanı, Ramsar Alanı, Yaban Hayatı Koruma Sahası

Alanda Faaliyet Gösteren İlgi Grupları:

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü; Kayseri Valiliği; İl Çevre ve Orman Müdürlüğü; İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; Develi Belediyesi; Yeşilhisar Belediyesi; Yahyalı Belediyesi ; DoğaBel Derneği

Like this:

Like
Be the first to like this post.

Posted in Uncategorized | Leave a Comment

  • BAĞLANTILAR

    • Türkiye Doğası
  • DoğaBel

    • Destekçilerimiz
    • Hakkında
    • İletişim
  • KONUK YAZARLAR

    • Doğanın Korunması Meselesi
    • Gizli Yerin Tanıkları
    • Hemşerim Beyşehir Nire?
    • Kutsal Dağ
    • Kuş Gözlemciliğinin Tarihçesi
    • Sessiz Güzellik
    • Tatlı Su
  • YAYINLAR

    • Belgesel Film
    • Kitap
  • YAZILAR

    • Çukurova Dalyanları
    • Bir Doğum Kıyısı
    • Doğanın Renkleri
    • Göldeki Bereket

Blog at WordPress.com.

Theme: MistyLook by Sadish.


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Powered by WordPress.com